uetd-social-media-038

Nafize Şener

Hollanda’daki Türkler’in İmajı

Hollanda’daki Türkler herzaman çalışkandırlar. Bir yerde iyi bir iş sergilenmişise, “bunu Türk yapmıştır”denilir. Sosyal hizmetler fonundan almaktanziyade çalışmayı isterler. Kitap okumayı ön planda tutarlar. Profesyonel işletmecilerdir. Vakitli insanlardır ve sözlerinin eridirler. Başka bir Türk’ün başarısına sevinirler ve destek olurlar. Her zaman birlikten yanadırlar. Paylaşmayı severler. Herkesin gönlünde, bir Türk’ün işyerinde çalışmak isteği vardır.
Bulunduğu ülkenin çıkarını düşünür ve faydalı olan insandır. Vergi işleri kusursuzdur. Hem doyduğu yere faydalı olur, hem de nereden geldiğini unutmaz. Hollandalı dostları çoktur ve onlarla sıkı işbirliği yapar. Din, ırk, klas farkı gözetmez. Birini inancından dolayı veya inançsızlığından dolayı yargılamaz. Gazetelerde çalışkan Türkler’in başarıları yazar, bir işsiz Türk bulamazsınız. Herkes ya okuyordur, ya çalışıyordur Hollanda’da. Ailede ve iş dünyasında huzur ve güzellik, birlik ve beraberlik vardır.
Biz çalışkanız, büyüklerimizi sayarız, küçüklerimizi severiz, hedefimiz; çalışıp insanlığa faydalı olmaktır, bunun için her zaman hedefe doğru yürürüz!
Nasıl bu görüntü, bu imaj? Size doğruyu yansıttı mı?.. Ne düşündünüz Allah aşkına?
Ama gerçekçi olursak o kadar da güllük gülistanlık değil.
Dört büyük şehirde, Amsterdam, Den Haag, Utrecht ve Rotterdam’da işsizlik Hollandalılar’da yüzde beş iken, Hollandalı gençlerde yüzde sekiz. Ama Türk, Faslı, Sürinam ve Antilyanlar’da yüzde yirmi iki ve otuzdur. Aile içi geçimsizlikler vardır. Bazı gençler Türkçe’yi unutmuş ve burda doğmalarına rağmen Hollandacaları da yetersizdir. Okulu erken terkedenlerin (schoolverlaters) arasında Türkler de vardır. Bireysellik, bastırılmış duygular, yaşlılarda yalnızlık, çaresizlik ve bazılarında iki kültür arasında kalmış şizofrenlik vardır.
Hollanda gazetelerinde ‘allochtoon’lar hakkında yazılanlar ve bunun için de Hollandalı-Türklerin de düşünülmesi imajımıza pozitif katkıda bulunmamaktadır. Hollanda’daki Çinliler’in işsizlik oranından hiç bahsedilmiyor gazetelerde. Neden acaba?!
İdeal bir senaryoya ulaşmak için, imajımızı yenilemek için nereden başlayabiliriz? Neye odaklanabiliriz sizce? Bir kere annemiz babamız neden Hollanda’ya gelmişler? Genelde çalışmak ve okumak için değil mi?
Hollanda’da yaklaşık 400.000 Türk var ve 18.000 ile 20.000 arası işletmeci. “Kreatif” insanlarız. Bazen zor şartlar altında bile olsa işletmecilerin başarıya doğru yükselmesi bunun bir göstergesi. Çalışabilen insanlarız. Çalışmayı, paylaşmayı ve sosyal olmayı Türkler’in gücü olarak biliyorum. Biz Hollandalı-Türkler olarak tanınıyor isek de, ailemizin ve Türkiye Devleti’nin de elçileriyiz. Herşeye rağmen bulunduğumuz ülkenin ve geldiğimiz ülkenin de çıkarlarını düşünerek, imajımızı da düzeltmeliyiz.
Hollanda’nın güzel taraflarını alalım derken bireyselliklerini (individualisering) almayalım. Hatta daha çok onları da paylaşmaya davet edelim.
En azından kendi çevremizdeki iş arayanlara ve gençlere staj verebiliriz. Bizim okumayan gencimiz ve işsiz olan insanımız kalmamalı. Şimdi çalışmayan, okumayan, ilerleyemeyen bir insan varsa, bu konuda işletmecilerle ve diğer kurumlarla birlikte bu konuda birlik olamaz mıyız?
Türkiye’yi bilmeyen Hollandalı veya Avrupalı, Türkiye’yi buradaki Türkler’den ibaret zannediyor. Avrupa’daki Türkler’in imajının olumlu olması, Türkiye’nin Avrupa ilişkilerine de katkısı olacaktır. Bunun için üzerimizde bir sorumluluk görüyorum.